ANA MENÜ  

   

| BİLGİ AYNASI ANA SAYFA |

| imanın şartları nelerdir? | iman nedir? | Amentü Duası | imanın şartları'nın açıklaması | Allah'ın sıfatları |

Ayrıntılar

İman nedir?

İman, Peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)'in Allah ta­rafından getirip haber verdiği şeylerin doğru olduğuna kalp ile kesin olarak inanmaya iman denir.

Ancak, bir kimsenin müslüman olduğunun bilinmesi ve hakkında İslam muamelesi yapılabilmesi için kalbi ile inan­dığını imanı,diliyle de söylemesi gerekir.

Kelime-i Tevhid

"Lâ İlâhe İllellâh, Muhanmedün Resûlüllâh"

"Allah'tan Başka İlah yoktur. Hz. Muhammed (S.A.V) Allah'ın Peygamberidir."

Kelime-i Şehadet:

"Eşhedü en lâ ilâhe illellâh, ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resülüh."

Manâsı:

"Ben şahitlik ederim ki Allah'tan başka İlah yoktur.

Yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed (A.S.) Allah'ın ku­lu ve Peygamberidir."

Dinimizin iman esasları özet olarak hem "Kelime-i Tev­hid" hem de "Kelime-i Şehadet'te ifade edilmiştir. Her müs­lüman bunları, manaları ile birlikte doğru olarak öğrenmelidir.

Sevgili Peygamberimiz: "Kelime-i Şehadet (yani iman) cennetin anahtandır" buyurmuştur. Bir insan için en büyük mutluluk bu anahtara sahip olmaktır. Ancak bu yeterli de­ğildir. Ebedi saadet yurdu olan cennetin anahtarını son ne­fesimize kadar korumak ve ahirete bu imanla gitmek şarttır.

Bunun yolu ise, haramlardan sakınmak ve ibadet va­zifelerini yerine getirerek Allah'ın rızasını kazanmaktır.

Allaha Karşı ilk Görevimiz

Akıl sahibi olan ve erginlik çağına gelen her insanın ilk görevi "İman Esaslan'na inanmaktır. İbadetlerin makbul ol­ması da buna bağlıdır.

Bu sebeple önce iman esaslarını öğrenmemiz gerekir.Bunlara "İman Şartları" da denir.

İmanın Şartları

İman şartları altıdır:

  1. Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak,
  2. Allah'ın meleklerine inanmak,
  3. Allah'ın kitaplarına inanmak,
  4. Allah'ın peygamberlerine inanmak,
  5. Ahiret gününe inanmak,
  6. Kadere: İyilik ve kötülüğün Allah'ın yaratması ile ol­duğuna, inanmaktır.

Amentü Duası

İman şartları "Amentü" Duasında açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Her müslüman "Amentü " duasını manası ile birlikte ezberlemeli ve zaman zaman okumalıdır.

" Âmentü billâhi ve melâiketihî ve kütübihî ve'l-yevmil-âhiri ve bil-kaderi hayrihî ve şerrihî minellâhi teâlâ. Ve'l-ba'sü ba'de'l-mevti hakkun Eşhedü en lâ ilâhe ilellâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh."

Manâsı:

"Ben; Allah'a, Allah'ın meleklerine, Allah'ın kitaplanna, Allah'ın peygamberlerine, Ahiret gününe, Kadere: İyilik ve kö­tülüğün Allah'ın yaratması ile olduğuna inandım. Öldükten sonra dirilmek haktır.

Ben şahitlik ederim ki, Allah'tan başka İlah yoktur. Yine şahitlik ederim ki Hz. Muhammed (A.S.) Allah'ın kulu ve pey­gamberidir. "

İman Esaslarının (Şartlarının) Açıklanması

İlk görevimiz; bizi yaratan ve yaşatan Allah'a inanmak, O'na gönülden bağlanmaktır. Allah'a doğru olarak inanmak ve O'nun yüce varlığını iyi tanıyabilmek için Allah'ın sıfatlarını öğrenmemiz gerekir.

Allah'ın Sıfatları

Allah'ın 14 sıfatı vardır. Bunlardan altı tanesine zati sıfatlar, sekiz tanesine de Subûti Sıfatlar denir.

Zati Sıfatlar:

  1. Vücud: Allah vardır.
  2. Kıdem: Allah'ın varlığının başlangıcı yoktur.
  3. Beka: Allah'ın varlığının sonu yoktur.
  4. Vahdaniyet: Allah birdir.
  5. Muhalefetün Li-i Havadis: Allah, sonradan olan şey­lere benzemez.
  6. Kıyam Binefsihi: Allah'ın varlığı kendindendir. Allah, hiçbirşeye muhtaç değildir.

Subûti Sıfatlar

  1. Hayat: Allah, hayat sahibidir, diridir.
  2. İlim: Allah, herşeyi bilir.
  3. Sem'i: Allah, herşeyi işitir.
  4. Basar: Allah, herşeyi görür.
  5. İrade: Allah diler, dilediğini yapar.
  6. Kudret: Allah kudret sahibidir, herşeye gücü yeter.
  7. Kelam: Allah söz sahibidir.
  8. Tekvin: Allah yaratıcıdır.

| Allah'ın Varlığına ve Birliğine İnanmak | Allah'a Nasıl İnanırız? |

Allah, vardır ve birdir, varlığının başlangıcı ve sonu yok­tur, Allah, yaratıklardan hiçbirine benzemez. Allah'ın varlığı kendindendir, hiçbir şeye muhtaç değildir, herşey ona muh­taçtır.

Allah diridir. Allah her şeyi bilir, her şeyi işitir ve her şeyi görür. Allah, diler, dilediğini yapar. Allah sonsuz kudret ve kuvvet sahibidir, herşeye gücü yeter. Allah, yaratıcıdır, di­lediğini yoktan var eder, dilediğini yok eder. Kainatta ne var­sa hepsi onun yaratması iledir ve yarattığı her şeyde bir hik­met vardır.

Allah'ın sözü vardır. Sözlerini Peygamberlerine du­yurmuş, etmir ve yasaklarını bildirmiştir. Dinimizin yüce kitabı Kur'an-ı Kerim Allah'ın sözüdür.

Allah'a böyle doğru olarak inanan kimsenin kalbi kötü dü­ şüncelerden arınır. Iyi düşünce ve güzel huylarla süslenir. Her şeyi Allah'ın görüp bildiğine inanan kimsenin kalbine Al­lah korkusu ve sorumluluk duygusu yerleşir. Bu sayede in­san, davranışlarına dikkat ederek gizli ve açık her türlü kötülükten uzaklaşır, ahlak ve fazilet sahibi olgun bir mü 'min haline gelir.

Meleklere İman

Melekler nurdan yaratılmış varlıklardır. Yemezler, iç­mezler,erkeklik ve dişilikleri 'yoktur. Allah'ın emirlerini ku­sursuz yerine getirirler, hiç günah işlemezler. Sayılarını an­cak Allah bilir. Bazıları devamlı olarak Allah'a ibadet eder, bazıları da kainatın tertip ve düzeni ile vazifelidirler. Herbirine Allah'ın verdiği görevler vardır.

Büyük Melekler ve Görevleri (Dört Büyük Melek)

  1. Cebrail: Meleklerin en büyüğüdür. Görevi: Allah ile Peygamberler arasında elçilik yapmak, Allah'ın kitaplarını Peygamberlere getirmektir. Kutsal Kitabımız Kur'an-ı Kerirn'i, Allah'tan Peygamberimize getiren Cebrail'dir.
  2. Mikâil: Tabiat olaylarının idaresi ile görevlidir. (Yağ­mur yağması, rüzgar esmesi, ekinlerin bitmesi v.s. gibi.)
  3. İsrafil: Kıyametin kopması ve insanların öldükten son­ra yeniden dirilmeleri ile görevlidir.
  4. Azrail: Ömrü sona eren insanların canlarını almakla görevlidir.


Dört Büyük Melekten Başka Bazı Melekler Ve Gö­revleri:

Kiramen Katibin: Bunlar iki melektir. Biri insanın sa­ğında, diğeri solunda bulunur. Sağdaki insanın yaptığı iyi iş­leri; solundaki ise kötü işleri yazar. Böylece her insana ait iyi­liklerin ve kötülüklerin yazıldığı "Amel defteri" meydana gelir.

Münker ve Nekir: Bunlar, öldükten sonra insanlara ka­birde, soru sormakla görevli iki melektir.

Kitaplara İman


Yüce Allah, kullarına Peygamberleri vasıtası ile kitaplar göndermiştir. Bu kitaplarda Allah'ın emirleri ve yasakları bil­dirilmiş, dünya ve ahirette mutlu olmanın yolları gösterilmiştir.

Allah tarafından Peygamberlere gönderilen kitaplardan bazıları küçük kitaplardır. Bunlara sahifeler anlamına gelen "Suhuf" denilmektedir. Toplamı yüz sahifedir. Diğerlerine de "Dört Büyük Kitap" denir.

Peygamberlere Gönderilen Sahifeler

  1. 10 Sahife, Adem Aleyhisselarn'a,
  2. 50 Sahife, Şit Aleyhisselarn'a,
  3. 30 Sahife, İdris Aleyhisselarn'a,
  4. 10 Sahife, İbrahim Aleyhisselarn'a.

Dört Büyük Kitap (Peygamberlere Gönderilen Kitaplar)

  1. Tevrat, Musa Aleyhisselam'a,
  2. Zebûr, Davut Aleyhisselarn'a,
  3. İncil, İsa Aleyhisselarn'a,
  4. Kur'ân-ı Kerim, Hz. Muhammed Aleyhisselarn'a gön­derilmiştir.

Biz, Peygamberlere gönderilen bu kitapların hepsine ina­nıyoruz. Ancak, Kur'ân-ı Kerim'den başka diğer kitaplar son­radan bozulmuş ve değişikliğe uğramıştır. Bu sebeple onların bozulmuş şekline değil Peygamberlere gönderilen bo­zulmamış şekline inanıyoruz.

Bizim Kitabımız Kur'an-ı Kerim ise Peygamberimize in­dirildiği gibi titizlikle muhafaza edilmiş ve hiçbir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir. Kıyamete kadar da böyle devam edecektir.

Kur'ân-ı Kerim'in Özellikleri,Kuran-ı Kerim Hakkında

En son ve en büyük Peygamber Hz. Muhammed Aley­hisselam'a Allah tarafından gönderilen Kur'an-ı Kerim rnüs­lümanlığın kutsal kitabıdır.

Kur'an-ı Kerim'i diğer ilahi kitaplardan ayıran ve üstün kı­lan birçok özellikler vardır.

Kuran-ı Kerim'in özelliklerden başlıcaları şunlardır:

  • Kur'an-ı Kerim Peygamberimize indiği gibi hiçbir de­ğişikliğe uğramadan bize kadar gelmiştir. Kıyamete kadar da bozulmadan devam edecektir.

Kur'an-ı Kerim'i koruyacağını Yüce Allah, şu ayetle te­minat altına almıştır: "Kur'ân-ı sana biz indirdik, onun ko­ruyucusu da biziz." Gerçekten de Allah, kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'i gü­nümüze kadar korudu, bundan sonra da koruyacaktır.

  • Kur'an-ı Kerim toplu olarak değil, zaman ve olaylara göre ayetler ve sureler halinde inmiştir. Bu durum, onun ko­layca ezberlenmesini ve anlaşılmasını sağlamıştır.
  • Kur'an-ı Kerim son ilahi kitaptır. Ondan sonra başka kitap gelmeyecektir. Kur'an'ın hükümleri kıyamete kadar ge­çerli olacak, değişmeyecektir. Önceki kitaplar ise belirli bir zaman için gönderilmişti.
  • Kur'an-ı Kerim, bütün insanlığa gönderilen bir kitaptır.Her asrın ihtiyaçlarını karşılayacak hakikat ve hikmetlerle do­ludur. Halbuki diğer kutsal kitaplar, belirli milletlere gön­derilmişti.
  • Kur'an-ı Kerim, Peygamberimizin en büyük ve daimi mucizesidir. Gönüllere huzur veren okunuşu; sayısız hikrnetlerle dolu yüksek manası, insanlığın mutluluğu için ge­tirdiği ölmez prensipler ve bütün çağlara ışık tutan ilmi ger­çekleri ile Kur'an-ı Kerim eşsiz bir mucizedir.

Peygamberlere İman

Peygamberler, dini hükümleri insanlara bildirmek üzere Allah'ın gönderdiği elçilerdir. Peygamberler, insanlara iman esaslarını, Allah'a nasıl ibadet edileceğini öğretmişler, dini hükümleri ve güzel ahlak ilkelerini açıklayarak dünya ve ahi­ret mutluluğunun yolunu göstermişlerdir.

Peygamberler, Allah'ın insanlar arasından seçtiği her tür­lü ahlak güzelliğine sahip örnek kişilerdir.

Peygamberlerde Bulunması Gereken Sıfatlar:

  1. Sıdk: Doğruluk demektir. Peygamberler son derece doğru insanlardır, asla yalan söylerrıezler.
  2. Emanet: Güvenilir olmak demektir. Peygamberler her hususta güvenilir kimselerdir.
  3. Fetanet: Akıllı ve uyanık olmak demektir. Pey­gamberler, akıllı, uyanık ve yüksek zeka sahibidirler.
  4. İsmet: Günah işlememek demektir. Peygamberler, gizli ve açık hiçbir şekilde günah işlemezler.
  5. Tebliğ: Bildirmek demektir. Peygamberler, Allah'tan aldıkları dini hükümleri hiçbir değişiklik olmadan insanlara bil­dirmişlerdir.

Peygamberlerin Sayısı

İlk Peygamber Hz. Adem, son peygamber bizim pey­gamberimiz Hz. Muhammed (A.S.)'dir. Bu ikisinin arasında birçok peygamber gelmiştir. Bunlardan yirmibeş tanesinin is­mi Kur'an-ı Kerirn'de geçmektedir. Ancak peygamberlerin sayısı çok daha fazladır.

Biz, müslüman olarak: Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen pey­gamberler ile birlikte sayılarını Allah'ın bildiği diğer bütün pey­gamberlere hiçbir ayırım yapmadan inanırız. Ancak bizim peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.)'in diğer peygamberler arasında üstün bir yeri ve özellikleri vardır.

  1. Peygamberimiz Hz. Muhammed (A.S.) Allah'ın en sevgili kulu, yaratılmışların en faziletlisidir.
  2. Son peygamberdir, ondan sonra peygamber gel­meyecektir. Yüce Allah şöyle buyuruyor: "O, Allah'ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur." (Ahzab Suresi, 40)
  3. Bütün insanların peygamberidir. Ondan önceki pey­gamberler belirli milletlere gönderilmişti. Allah Teala bu ger­çeği Kur'an-ı Kerirn'de şöyle bildiriyor: "Ya Muhammed! Deki: Ey İnsanlar! Doğrusu ben Allah'ın, hepiniz için gönderdiği peygamberiyim." (Araf Suresi, 158)
  4. Peygamberliği kıyamete kadar bütün zamanları içine almıştır. Önceki peygamberlerin görevleri ise belirli za­manlara mahsus idi.
  5. Peygamberimizin tebliğ ettiği Islam Dini, Kıyamete ka­dar devam edecektir.

Hz. Muhammed (A.S.)'ln gelmesiyle peygamberlik kapısı kapanmıştır. O, yeryüzündeki bütün milletlere gönderilen son ve en büyük peygamberdir. Önceki peygamberler muayyen topluluklara gön­derilmişti. Onlar bir evin içini aydınlatan kandillere ben­ziyordu. Bütün insanlığa gönderilen bizim peygamberimiz ise dünyayı aydınlatan güneş gibidir.

Ahiret Gününe İman

İnsanların ve diğer canlıların bir sonu olduğu gibi üze­rinde yaşadığımız dünyanın da bir gün sonu gelecektir. Alllah'ın takdir ettiği zaman gelince bütün canlılar ölecek, yer ve göklerin düzeni bozularak "Kıyamet" denilen büyük olay mey­dana gelecek ve kainat yeni bir şekil alacaktır.

Kıyametten belirli bir süre geçtikten sonra bütün insanlar yeniden dirilerek Allah'ın huzuruna çıkarılacak ve herkes dünyada yaptıklarından sorguya çekilecektir.

" Kiremerı katibin " melekleri tarafından iyilik ve kö­tülüklerin yazıldığı " Amel defterleri " insanın eline verilecek ve insan dünyada yaptıklarını amel defterinde görecektir.

Dünyada gizli ve açık işlenen bütün kötülükler ortaya çıkarılacak, iyilik ve kötülükler çok hassas olan adalet te­razisinde tartılacaktır.

İnsan, dünyada ne yapmış ise ahirette onun karşılığını görecek, ilahi adalet yerini bulacak ve hiç kimse haksızlığa uğramayacaktır.

Dünya hayatında, Allah'ın emirlerini yerine getiren, yasak ettiği şeylerden sakınan ve insanlara iyilik yapanlar cennette sonsuz ve mutlu hayata kavuşacaklardır.

Cennette hayat sonsuzdur. Orada ölüm yoktur. Cennet, insanın arzu ettiği her şeyi bulacağı eşsiz güzelliklerle dolu bir yerdir. Oraya giren bir daha çıkmayacak, zevk ve safa içinde sonsuza kadar yaşayacaktır.

Cehennem, iman etmeyenler ile inandığı halde günah iş­leyenlerin ateşle cezalandırılacakları yerdir. İmansız olarak ölenler burada sonsuz olarak kalacaktır.

İman ettiği halde dini görevlerini yerine getirmeyenler be­lirli bir süre cehennemde kalıp cezalarını çektikten sonra bu­radan çıkacak ve cennete gireceklerdir.

İşte; öldükten sonra insanların dirilmesi ile başlayan ve sonsuza kadar devam edecek olan zamana "Ahiret Günü" denir.

Kaza ve Kadere İman

Kainatta olacak şeylerin, zamanını, yerini, özelliklerini ve nasıl olacaklarını Allah'ın ezelde bilmesi ve takdir etmesine "Kader" denir.

Allah'ın ezelde takdir ettiği şeyleri zamanı gelince bu tak­dire uygun olarak yaratmasına da "Kaza" denir.

Kaderi bir plana benzetirsek, kaza da bu plana uygun olarak o şeyin yapılmasıdır. Kainatta herşey, Allah'ın takdiri ve yaratması ile meydana gelmektedir. Allah'tan başka ya­ratıcı yoktur.

Kader ve kazaya iman etmek; hayır ve şer, iyi ve kötü her şeyin Allah tarafından takdir edildiğine ve zamanı gelince takdir edildiği gibi yine Allah tarafından yaratıldığına inanmak demektir.

İnsanın Allah (C.C)'a Karşı Sorumlulukları

İnsanın Sorumlulukları:

Birincisi, kendi isteği dışında Allah'ın yaratması ile olan işlerdir. Bir hastalıktan dolayı elinin titremesi, kalbinin ça­lışması, boyunun kısa veya uzun olması gibi. Bunlar doğ­rudan doğruya Allah'ın dilemesi ve yaratması ile meydana geldiğinden insan bu işlerden sorumlu değildir.

İkincisi, insanın isteğine bağlı olarak Allah'ın yaratması ile olan işlerdir. İnsanın oturup kalkması, yürümesi, elleri ve diğer organları ile yaptığı işler kendi isteğine göre Allah'ın ya­ ratması ile meydana geldiğinden insan bu işlerden so­rumludur.

Herşeyi takdir eden ve yaratan Allah'tır. Ancak, herhangi bir işi yapıp yapmamakta Allah insana bir irade, yani seçme hürriyeti vermiştir. İnsan bu irade ile iyilik etmeyi seçer, gü­cünü de bunu yapmak için kullanırsa Allah, iyiliği yaratır. Eğer insan kötülük yapmayı seçer, gücünü de bunu yapmak için kullanırsa Allah kötülüğü yaratır.

Görülüyor ki, insan neyi yapmak isterse Allah onu ya­ratır. "Hayır ve şer Allah'tandır. Yâni iyilik ve kötülük Allah'ın yaratması iledir" sözünün anlamı budur.

İnsanın yaptığı işlerden sorumlu tutulmasının sebebi, işte bu seçme hürriyetine sahip olması ve gücünü tercih ettiği şe­yi yapmak için kullanmasıdır. Bunun içindir ki her insan ira­desi ile yaptığı işlerden sorumludur. Hayır işlemiş ise, mükafaatını, kötülük yapmışsa cezasını görecektir.

Yorum eklemek için lütfen ÜYE OLUNUZ.

   
   

SON YORUMLAR

   
© Copyright | Bilgi Aynası | 2011

Kayıt Ol

Siteden tam anlamıyla yararlanabilmek için ve sitede yorum yapabilmek için lütfen üye olunuz...